Geri dönüşüm neden ülkeden ülkeye farklılık gösteriyor?
Sosyal medyada paylaşın

Geri dönüşüm neden ülkeden ülkeye farklılık gösteriyor?

Bir ülkede yere çöp atmak veya geri dönüştürülebilir nitelikte olan bir çöpü herhangi bir çöp kutusuna atmak sıradan karşılanırken bir başka yerde bunu yapmak ve hatta yapanın yanına bulunmak bile kınama veya tepkiyle karşılanabiliyor.

Bireylerin geri dönüşüme karşı tutumunun ülkeden ülkeye, hatta aynı ülke içerisindeki bölgelerde farklılık gösterdiği bilinen bir gerçek. Zaten bu genellikle geri dönüşüm oranlarına da yansıyor. Atıktan elde edilebilecek ekonomik kazanımlar konusunda çalışmalar genellikle aynı yöne işaret etse de, bu konuya ilişkin literatür bu davranışın arkasındaki faktörler konusunda henüz bir fikir birliğine varabilmiş değil.

Ekim ayında yayınladığımız ''Atıkta Değer Var'' başlıklı raporda da ele aldığımız gibi bu faktörler araştırmayı yapan disipline göre değişebiliyor. Örneğin ekonomistler parasal teşviklere, sosyologlar sosyal baskıya, mühendisler teknolojiye, hukukçular yasal mekanizmaslara, çevre psikologları ise çevresel kaygılara odaklanabiliyor. Ancak bireylerin geri dönüşüme karşı tutumlarının arkasındaki etkenleri üç ana başlıkta toplamak mümkün görünüyor: sosyo-ekonomik ve sosyo-demografik faktörler, politika ve yasal düzenlemeler, kişisel ve sosyal normlar.

İlk başlık için etkisi araştırılan değişkenleri yaş, gelir seviyesi, eğitim seviyesi, cinsiyet ve konut tipi vb. olarak sıralamak mümkün. Öte yandan, evli olmak veya çift olarak yaşamak geri dönüşüm davranışını olumlu yönde etkileyebildiği gibi konut sahipliği durumu ve konutun özellikleri (büyüklüğü, bahçesi, bulunduğu yer vb.) de geri dönüşüm kararına etki eden diğer faktörler arasında yer alabiliyor. Bunlara ek olarak geri dönüşüm kutularının yetersiz olmasının veya erişimdeki zorlukların da geri dönüşümü etkilediğini söyleyen çalışmalar da var.

Ülke veya bölgelerdeki yasal düzenlemeler de geri dönüşümü teşvik edici nitelikte olabiliyor. Özellikle bu konudaki yaptırımların etkili olduğu değerlendiriliyor. Örneğin İngiltere ve ABD’nin bazı bölgeleri geri dönüşümü kurallara uygun şekilde yapmayan kişilere para cezası uyguluyor. Para cezalarının, gelirlerini artırmaktan ziyade yükselen depolama maliyetlerini karşılamaya yönelik olduğu öne sürülüyor. ABD’de bazı şehirlerde bölgedeki sakinlerin çöp kutularına “etiket” konmaya başlanmış durumda. Eğer toplayıcı, geri dönüşüm kutusunda %10’un üzerinde geri dönüştürülmeyen madde bulursa etiket bırakıyor ve sonraki toplamada çöpün ayrıştırılması için hanehalkını uyarıyor.

Bu konuyu iredeleyen bir başka çalışma arkadaşlar, aile üyeleri ve komşuların yarattığı sosyal baskının da geri dönüşüm davranışının önemli belirleyenleri arasında olduğunu belirtiyor. Sosyal norm, literatürde geri dönüşüm davranışını etkileyen bir motivasyon faktörü olarak karşımıza çıkıyor.

Geri dönüşüm konusunda en iyi örneklere baktığımızda, kültür veya toplumsal normların yanı sıra yasal düzenlemeler ve yaptırımların da etkin şekilde kullanıldığını görüyoruz. Türkiye açısından ise özellikle yerel yönetimler ve üreticiler açısından bu konuda son yıllarda önemli bir mesafe kat edilmiş olsa da, bireysel ve toplumsal bir davranış olarak geri dönüşümün teşvikinde eğitime paralel olarak bu tür araçlarla gelişme kaydedilebilir gibi görünüyor.

Bunlar da ilginizi çekebilir