TSKB HAKKINDA

TSKB, kurulduğu 1950 yılından günümüze gerçek bir sürdürülebilirlik örneği oluşturmaktadır.

Banka, bu zaman zarfında Türkiye’nin ekonomik kalkınmasında sürekli ve kilit bir rol üstlenmiş; kaydettiği ekonomik, çevresel ve sosyal performans ile paydaşlarının sürekli takdir ve desteğini kazanmış; gerçekleştirdiği “ilk”lerle bankacılık sektörünün öncüsü olmuştur.

TSKB, kredilendirmeden toplumla ilişkilerine, çalışanlarına sunduğu olanaklardan çevreyi ürün-hizmet döngüsünde içselleştirmesine kadar pek çok alanda örnek uygulamalara ve çalışmalara imza atmıştır.

Çalışmaları küresel ölçekte ödüllendirilen TSKB, sürdürülebilir kalkınmanın anahtarının sürdürülebilir bankacılıkta olduğuna inanmaktadır. Bu ifade aynı zamanda TSKB’nin sürdürülebilirlik stratejisinin de özetidir.  

Sektöründe;
  • ISO 14001 Çevre Yönetim Belgesi alan ve Çevre Yönetim Sistemi’ne sahip,
  • Financial Times- International Finance Corporation (IFC) “Yılın Sürdürülebilir Bankacılık Ödülü”nü Doğu Avrupa bölgesinde 2008 ve 2009 yıllarında iki kez üst üste kazanan,
  • Birleşmiş Milletler Çevre Programı Finans İnisiyatifi (UNEP FI) taahhütnamesini imzalayan,
  • Karbon ayak izini silerek “Karbon Nötr” banka olmayı başaran ve bu başarısı Hollanda merkezli HIER tarafından onaylanan,
  • Tüm hizmet binalarında yenilenebilir enerji kullanan

ilk banka TSKB’dir.

TSKB hızla değişen bir ortamda, kararlı adımlarla yoluna devam ediyor.
2007 – 2008 yıllarında dünya piyasalarında yaşanan hızlı gelişmeler bankacılığa bakışın küresel ölçekte değişmesine neden olmuştur. Yaşanan derin mali kriz; risk yönetimi, şeffaflık ve sürdürülebilirlik kavramlarının önemini her zamankinden çok daha güçlü bir şekilde ortaya koymuştur.

TSKB gelecek nesillere yaşanabilir ve sağlıklı bir dünya borçlu olduğumuza inanmaktadır.
Banka bu inançla sürdürülebilirlik yolculuğuna kararlı adımlar atarak devam etmektedir.

2008 ve 2009 yıllarının özel piyasa dinamiklerinin ışığında geliştirdiği stratejileri doğru şekilde uygulamayı başaran TSKB, asli misyonundan sapmayarak titiz risk politikasının ışığında reel sektörü desteklemeye devam etmiştir.