28.10.2008

Güler:Türkiye pazarı yenilenebilir enerji yatırımlarına hazır

T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı ve Türkiye Sınai Kalkınma Bankası, "Yenilenebilir Enerjide Fırsat ve Beklentiler" konulu bir konferans düzenledi.

T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı ve Türkiye'nin Çevreci Bankası TSKB, 24 Ekim’de, İstanbul Hyatt Regency Oteli'nde, "Yenilenebilir Enerjide Fırsat ve Beklentiler" konulu bir konferans düzenledi. TSKB Genel Müdürü Halil Eroğlu, Avrupa Yatırım Bankası Başkanı Philippe Maystadt, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler ve Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Şimşek'in açılış konuşması yaptıkları konferansa, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarı Ahmet Tıktık moderatör, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu Başkanı Hasan Köktaş, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müsteşarı Selahattin Çimen, Bereket Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Ceyhan Saldanlı, TSKB Genel Müdür Yardımcısı Burak Akgüç ve Avrupa Yatırım Bankası Taşıma ve Enerji Direktörü Christopher Hurst ise panelist olarak katıldılar. Konferansta, ülkemizin ve dünyanın geleceğini yakından ilgilendiren yenilenebilir enerji konusu tüm yönleriyle tartışıldı.

TSKB Genel Müdürü Halil Eroğlu, son 5 yılda 120’nin üzerinde yenilenebilir enerji projesini değerlendirdiklerini; yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretmek üzere TSKB tarafından kredilendirilen ve/veya kredilendirme aşamasında olan proje sayısının 70, bu projelerin kurulu gücünün ise 2255 MW olduğunu; bu rakamın 2007 yılı sonu itibariyle Türkiye’nin yenilenebilir kaynaklara dayalı elektrik üretimi kapasitenin yüzde 17’sine, toplam elektrik üretim kapasitesinin ise yüzde 5’ine tekabül ettiğini söyledi. Eroğlu, finanse ettikleri yenilenebilir enerji projelerinin hayata geçmesiyle Türkiye’de yılda 4 milyon tonun üzerinde sera gazı salınımının önleneceğini, bu tutarın 2006 yılında 330 milyon ton olan Türkiye toplam sera gazı salınımının yüzde 1’inden fazlasına karşılık geldiğini ifade etti.

Avrupa Yatırım Bankası Başkanı Philippe Maystadt, yenilenebilir enerji konusunun tüm dünya için büyük önem taşıdığını, küresel ısınmanın başlıca nedeninin enerji tüketimindeki hızlı artış olduğunu, bu tüketimin yüzde 60-80 oranında azaltılması gerektiğini söyledi. Maystadt, Avrupa Birliği’nin bu konuda derhal eyleme geçme kararı aldığını ve 2020’ye kadar sera gazı salınımını yüzde 20 azaltmayı, yenilenebilir enerjinin payını ise yüzde 20’ye çıkarmayı hedeflediğini belirtti. Maystadt, enerji verimliliğini sağlamak için ciddi önlemler alınması gerektiğini, doğru destekleyici enstrümanlara ihtiyaç olduğunu, teknolojiyi akıllıca kullanmanın ve enerji tasarrufunu teşvik etmenin kritik rol oynadığını, nükleer enerjiden yenilenebilir enerjiye kadar her tür alternatifin dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Maystadt, Avrupa Yatırım Bankası olarak her tür projede yer almaya hazır olduklarını; yalnızca enerji projelerine finansman sağlamadıklarını, diğer tüm projelerde de enerji verimliliğinin sağlanmasına özen gösterdiklerini; temiz teknolojilerin geliştirilmesini ve alternatif yolların yaratılmasını desteklediklerini ifade etti.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, yenilenebilir enerji konusunun aslında geleceğin değil, bugünün konusu olduğunu; yenilenebilir enerji alanında vakit kaybetmeden harekete geçilmesi gerektiğini ve Türkiye’nin bu alanda krizden etkilenmediğini söyledi. Güler, Türkiye’nin elektrik ve doğalgaz tüketiminde Çin’den sonra ikinci sırada olduğunu, çoğu yatırımda birinci durumda yer aldığını, enerji piyasasının her yönüyle yeni yatırımlara hazır olduğunu, dolayısıyla Avrupa ve dünyadaki yatırım bankalarının Türkiye’yi diğer ülkelerden farklı bir konumda ele alması gerektiğini kaydetti. Türkiye’nin enerji projeleri konusunda çok hızlı yol aldığını ve geri dönüşü olmayan bir sürece girdiğini belirten Güler, “80 yılda 100 üretildiyse, 6 yılda 60 üretildi,” dedi. Güler, Türkiye’deki enerji yatırımlarının değerinin 30 milyar doları geçtiğini, bunun yüzde 80’inin yenilenebilir enerji alanında olduğunu söyledi. Türkiye’nin rüzgar, güneş ve jeotermal haritalarını çıkardıklarını belirten Güler, rüzgarda dünyada ilk 11 ülke arasında bulunduğumuzu, güneş enerjisi potansiyelimizin yılda 380 milyar KWh olduğunu, çok temiz bir enerji olan jeotermal enerjinin ise yepyeni yatırım fırsatları sunduğunu ifade etti. Güler, enerji sektöründe 3.000 olan yatırımcı sayısını 3 milyona çıkarmayı hedeflediklerini belirtti. Güler, enerji verimliliğinin bir yatırım usulü olduğunu, bu konuda başlattıkları ENVER projesiyle tüm Türkiye’yi gezerek, ampulden beyaz eşyaya her alanda enerjiyi verimli kullanma şekillerini anlattıklarını da sözlerine ekledi

Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Şimşek ise enerjinin ekonomi açısından çok kritik olduğunu, uluslararası rekabet ve güvenlik anlamında kritik değer taşıdığını söyledi. Türkiye’de enerji tüketiminin 2002’den bu yana yüzde 50 arttığını, enerji fiyatlarındaki artışın cari açığın artmasına ve enflasyonun yukarı çekilmesine neden olduğunu, 2008’de 50 milyar dolarlık enerji ithalatı yapılmasının beklendiğini kaydeden Şimşek, son dönemdeki düşüşün cesaret verici olduğunu ama yetmeyeceğini, enerjide ve finansmanda kaynakların çeşitlendirilmesi, yenilenebilir enerjiye ve yerel kaynaklara yoğunlaşılması, özel sektörün imkanlarının kullanılması, özelleştirmenin bir yapısal reform olarak görülmesi ve dağıtım şebekelerinin özelleştirilmesi, arz güvenliğinin sağlanması ve dışa bağımlılığın azaltılması gerektiğini ifade etti. Şimşek, enerji piyasası reformunu başarıyla uyguladıklarını, rasyonel fiyatlamaya ve otomatik fiyat mekanizmasına geçilmesinin büyük önem taşıdığını söyledi. Enerji teşviklerine de değinen Şimşek, bu teşviklerin araştırma geliştirmeden siyasi istikrara kadar çokboyutlu olabileceğini belirtti.