
Değerli paydaşlarımız,
TSKB’nin 75. yaşını gururla ve geleceğe dair güçlü umutlar taşıyarak kutlamaya hazırlanıyoruz.
“Geleceği dönüştüren 75 yıl” önermemizde özetlenen kurumsal tarihimiz, Türkiye Cumhuriyeti’nin kalkınma yolculuğunun kilometre taşları ile bezelidir. Dün ve bugünden bahseden bu uzun soluklu yolculuk, aynı zamanda yarının kodlarını ve şifrelerini de içeriyor.
TSKB’liler için özel olan bu yıldönümü, Türkiye Cumhuriyeti’nin sürdürülebilir kalkınma yolculuğu açısından da önem taşıyor. 1950’de hizmet sunmaya başlayan TSKB, özel sermaye yatırımlarının gelişmesine, ülkemizde modern sanayinin kuruluşuna sürekli ve güçlü katkıda bulundu.
Özelleştirme, danışmanlık, satın alma ve birleşme gibi pek çok alanı piyasalarımıza, iş dünyamıza tanıttı, değer üretti.
Özetle geleceği dönüştüren 75 yılda TSKB, ülkemizin küresel oyuncu konumuna ulaşmasında kilit rol oynadı.
TSKB, bugün yaşamakta olduğumuz hızlı değişime hazırdır. Küresel iklim krizinin meydan okumaları, jeopolitik riskler, ekonomik dalgalanmalar, ticaret savaşlarının başı çektiği yoğun gündem ve derin değişimin gereklerini yerine getirerek, riskleri ve fırsatları doğru değerlendirmeye odaklanıyor, kararlılıkla geleceğe ilerliyoruz.
Global piyasalarda zorluk ve belirsizliklerin devam ettiği 2024 yılında küresel ekonomik aktivitede yumuşak iniş gözlendi.
2024 yılında, başta gelişmiş ülkelerde olmak üzere, çoğu ekonomi yönetimi tercihini sıkı para politikası uygulamalarından yana kullandı. Bu durum küresel ekonomik aktivite üzerinde baskı üretirken, global ekonomik büyümenin 2000-2019 tarihsel ortalaması olan %3,7’nin gerisinde seyretmesine yol açtı. Büyüme performansı bölgeler arasında da farklılaştı. Euro Bölgesi ve Çin’de büyüme zayıf, ABD’de ise görece dirençli bir görünüm sergiledi.
2024 yılında dezenflasyon süreci özellikle gelişmiş ekonomilerde başarıya ulaştı. İzlenen sıkı para politikaları Fed ve ECB gibi piyasa koşullarını belirleyici merkez bankalarının faiz indirimlerine yönelmelerini destekleyen uygun bir ortam yarattı. Euro Bölgesi’nde Haziran ayında, ABD’de ise Eylül ayında faiz indirimlerine başlandı. Bu sürecin 2025 yılında kademeli olarak devam edeceği düşünülüyor.
IMF’ye göre 2024 yılında küresel büyüme %3,2 mertebesinde gerçekleşti. Aynı kuruluş Ocak 2025’te yayımladığı Dünya Ekonomik Görünümü güncellemesinde 2025 ve 2026’da küresel büyümenin %3,3 seviyesine yükseleceğini; 2024’te %5,7 düzeyinde gerçekleşen global tüketici enflasyonunun ise önümüzdeki yıl %4,2’ye gerileyeceğini öngörüyor. Ancak, 2025 yılında artan korumacı eğilimlerin üreteceği belirsizlikler başta olmak üzere gelişmekte olan jeopolitik riskler küresel büyüme üzerinde aşağı yönlü, enflasyon üzerinde ise yukarı yönlü risk faktörleri olarak değerlendiriliyor. Eş anlı olarak global talepteki gelişmeler, jeopolitik riskler ve arz yönlü faktörler petrol ve diğer emtia fiyatları üzerinde belirleyici rol oynayacaktır.
Özetlemek gerekirse, 2024’te küresel ekonomide yumuşak iniş sağlanırken, resesyon riski de ortadan kalkmış görünüyor.
Dezenflasyon süreci ülkemiz ekonomisinin performansı üzerinde belirleyici rol oynadı
Ülkemizde 2023 yılının ikinci yarısında devreye alınan sıkılaştırıcı para politikası, 2024 boyunca ödünsüz uygulandı. Enflasyonu kontrol altına almayı ve son tahlilde tek haneli değerlere yakınsamayı hedefleyen politika setinin gecikmeli etkilerini yılın ikinci çeyreğinden başlayarak deneyimledik. Ekonomik büyüme hızında ivme kaybı üçüncü çeyrekte belirgin hale gelirken, ilk üç çeyrekte yıllık bazlı büyüme %3,2 oranında gerçekleşti.
Bu süreçte, tüketim ve yatırım harcamalarının büyümeye katkısı geriledi, net ihracatın birinci çeyrekte başlayan pozitif katkısı yıl sonuna kadar devam etti. Büyüme kompozisyonunda dengelenme yaşanırken, sanayi üretiminde ikinci çeyrek itibarıyla yavaşlama başladı.
TCMB makro ihtiyati tedbirleri, sıkı para politikasının destekçisi olarak kullandı. Mart 2024’te politika faizi %45’ten %50’ye yükseltildi. Türk lirası ve yabancı para kredi büyümesine getirilen sınırlamaların yanında zorunlu karşılık oranlarındaki güncellemeler enflasyonun düşürülmesinde rol oynadı.
Yıl boyunca yüksek seyreden TÜFE Mayıs ayında %75,5 ile zirveyi gördü. Yılın ikinci yarısında baz etkisiyle gerileyerek 2024’ü %44,4 seviyesinde tamamladı. 2024 yılında enflasyonda izlenen düşme eğilimi 250 baz puanla başlayan bir faiz indirim sürecini destekledi.
TCMB, faiz kararlarında veri bazlı hareket edeceğini özellikle vurguladı, piyasalara temkinli bir yaklaşım izleyeceğinin işaretini verdi.
Ülkemizde ekonomik faaliyetin 2025 yılının ilk üç çeyreğinde 2024’e yakınsayan bir görünüm arz edeceğini, son çeyreğin ise enflasyonla mücadelede en zorlu dönem olacağını düşünüyoruz.
İddiamızı yeni ufuklara taşıyoruz
2024 yılında sürdürülebilir ve etki odaklı bankacılık alanındaki çalışmalarımıza aralıksız devam ettik, yeni kazanımlar sağladık.
Ülkemizin ekonomik kalkınmasının temel taşları olarak değerlendirdiğimiz verimli, üretken, kapsayıcı ve çevreci projelere uzun vadeli kaynak kullandırarak Çevresel, Sosyal, Yönetişim (ÇSY) eksenlerinde ürettiğimiz etkiyi en yüksek noktaya çıkarma yarışımızı kesintisiz sürdürdük. Yıl içinde uluslararası sermaye piyasaları ve finansal kurumlar ile uluslararası kalkınma finansmanı kurumlarından toplam 1,7 milyar ABD doları uzun vadeli kaynak sağladık. Ağırlıklı olarak Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA) ile bağlantılı kredilerden oluşan portföyümüzü, yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, iklim teknolojileri, döngüsel ekonomi ve cinsiyet eşitliği temalı projelere çok yönlü destek sunarak büyütmeyi sürdürdük. 6 Şubat 2023 depreminden etkilenen bölgelerin yeniden kalkınmasına yönelik çabalarımıza yeni halkalar ekledik.
Sürdürülebilirlik, SKA ve ÇSY kriterleri TSKB’nin ana faaliyet çıpasıdır. Faaliyetlerimizle kapsayıcı kalkınma odağında pozitif etki üretmeye, fayda sağlamaya ve paylaşmaya kararlıyız.
Önümüzdeki dönemde risk yönetimi ve kredilendirme ilkelerimiz ve SKA ile örtüşen projelerin çözüm ortağı olmaya devam edeceğiz. Eş anlı olarak, ana iş kollarımız arasında yer alan yatırım bankacılığı ve danışmanlık hizmetlerimizi de etki üretme kanalları olarak değerlendirmeyi sürdüreceğiz.
Pozitif etkimizi sosyal eksende pekiştiriyoruz
Uzun yıllardır kültür-sanat, çevre ve kadın istihdamı gibi alanlarda toplumsal fayda sağlayan projelerle de değer üretmeye devam ediyoruz. Kültür-sanat alanındaki gelişimin, sosyal kalkınma ve refahın önemli unsurlarından olduğuna inanıyoruz. Temellerini 2018 yılında İKSV iş birliğinde attığımız “Yarının Kadın Yıldızları Eğitim Destek Fonu” ile bugüne kadar 110 genç kadın müzisyenimizin hayatına dokunduk. 2024 yılında 17 genç kadın müzisyenimize destek olma fırsatı yakaladık. Değerli sanatçılarımızın 52. İstanbul Müzik Festivali’nde sergiledikleri olağanüstü performansları bizleri hem duygulandırdı hem de gururlandırdı.
Ülkemizin ekonomik kalkınmasının temel taşları olarak değerlendirdiğimiz verimli, üretken, kapsayıcı ve çevreci projelere uzun vadeli kaynak kullandırarak Çevresel, Sosyal, Yönetişim (ÇSY) eksenlerinde ürettiğimiz etkiyi en yüksek noktaya çıkarma yarışımızı kesintisiz sürdürdük.
Odağımız Türkiye’nin yeşil dönüşümü ve sürdürülebilir kalkınmasıdır
Sürdürülebilir bankacılık alanında inşa ettiğimiz deneyim; 2025 ve sonrasında finansal performansımızı geliştirmemize ve ülkemiz için ürettiğimiz değeri artırmamıza imkan sunmaya devam edecek. Önümüzdeki dönemde iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin azaltılması ve kapsayıcı kalkınmanın sağlanması alanlarındaki faaliyetlerimize daha fazla odaklanarak, ürün, hizmet ve çözüm gamımızı ÇSY bağlantılı yenilikçi ürünlerle zenginleştirmeye ve daha fazla kaynak kullandırmaya kararlıyız.
Hissedarlarımıza, çalışanlarımıza, emeklilerimize, iş ortaklarımıza ve müşterilerimize katkıları ve destekleri için şahsım ve TSKB Yönetim Kurulu adına teşekkür ederim.
Paydaşlarımızla, ülkemiz için çalışmaya, değer üretmeye ve paylaşmaya devam edeceğimiz güzel günlerde buluşmak dileğiyle,
Saygılarımla,
HAKAN ARAN
Yönetim Kurulu Başkanı