COP30’da Uyum Açısından Önemli Eşik Aşıldı
İnsanlık, tarih boyunca kuraklık, sel, orman yangınları ve fırtınalara tanıklık etmiş olsa da günümüzde iklim değişikliğinin sonucu olarak sıklaşan ve şiddetlenen hava ve iklim olayları afet riskini hiç olmadığı kadar artırmış durumda. Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) verilerine göre, 2024’te meydana gelen 605 olay, 1.700 can kaybına ve 1,1 milyon kişinin yaralanmasına yol açarken, küresel maddi hasara ilişkin rakamlar da korkutucu tabloyu teyit ediyor. Söz konusu afetler sonucu oluşan maddi hasar, son 20 yıllık dönemde tutar olarak 3 kata yakın artış gösterdi. Ayrıca, başta gelişmekte olan ülkelerdekiler olmak üzere birçok afette hasar kayıtlarının eksik tutuluyor olması, takip edilen ekonomik kayıp verilerine “iyimser tahminler” olarak bakılmasını gerektiriyor (CRED, UNISDR, 2018).

Bu koşullar altında, iklim değişikliğinin mevcut ve gelecekteki etkilerine karşı koymak için ihtiyaç duyulan finansman, planlama ve uygulama düzeyi ile gerçekte uygulanan önlemler arasındaki farkı temsil eden uyum açığının kapatılması önem arz ediyor. Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) verileri küresel uyum finansmanı tutarının 2023’te 26 milyar dolar seviyesinde kaldığını ortaya koyuyor. Söz konusu tutar, yıllar içerisinde istikrarlı bir yükseliş göstermediği gibi COP26’da belirlenen “2025 yılında 40 milyar dolar” hedefinin de altında kalıyor. Ayrıca bu seviye UNEP’in 2035 yılı için 310-365 milyar dolar aralığında tahmin ettiği uyum finansman ihtiyacının karşılanmasının, önümüzdeki 10 yılda 12 ila 14 kat arasında bir artışın sağlanmasına bağlı olduğuna işaret ediyor (UNEP, 2025). Bu veriler ışığında COP30’un uyum cephesindeki en önemi gelişmelerinden biri bu alandaki finansmanın 2035’e kadar önceki hedefin üç katına, yani 120 milyar dolara çıkarılması taahhüdü oldu. Tutar, öngörülen ihtiyacın yalnızca üçte birine tekabül etse de ileriye dönük bir adım olarak kabul edildi.
COP30 finansmanın ötesinde bir gelişmeye daha sahne oldu. Küresel düzeyde tutarlı ve anlamlı bir uyum göstergeleri seti oluşturma çabaları iki yıllık yoğun bir çalışmadan sonra sonuç verdi. Yoğun tartışmalar sonucunda Belém’de 59 göstergeden oluşan bir listenin kabul edilmiş olması, uyum alanındaki ilerlemenin ölçülebilmesi için başlangıç niteliğinde de olsa ortak bir zemin yakalandığını gösteriyor. Gönüllülük esasına dayandığı için eleştirilere konu olan göstergeler, 2028 yılında yapılması planlanan ikinci Küresel Durum Değerlendirmesi’nde (Global Stocktake) uyum alanındaki kolektif ilerlemenin değerlendirilmesini kolaylaştıracak. COP32’ye kadar olan iki yıllık süreçte ise bu göstergelerin uygulanabilir hale getirilmesini sağlayacak bir politika uyumlaştırma sürecinin yaşanacağını görebiliriz. Zira birçok ülke bu raporlamaları yapabilmek için ilave kurumsal ve teknik kapasite inşa etmeye ihtiyaç duyuyor. Antalya’da bu yıl düzenlenecek olan zirve, bizim açımızdan iklim diplomasisinde Türkiye’yi görünür kılacak olması açısından değerli ancak uyum cephesinde su güvenliği, gıda güvencesi, sağlık sistemleri ve ekosistemlerin dayanıklılığı gibi konularda getireceği tartışma ve çerçevelerle dünyamız için de önemli bir dönüm noktası olabilir.
Paris İklim Anlaşması’nın üzerinden geçen 10 yılda uyum, aşamalar halinde iklim politikalarının ana yapı taşlarından biri haline geldi. 2015’te çok sınırlı finansman, yetersiz göstergeler, yaygınlık kazanmamış ulusal planlar ve farklı coğrafyalarda hayata geçen dağınık projeler eşliğinde tartışma zemininde yer bulan iklim değişikliğine uyum, aradan geçen zaman zarfında politika hedefleri, kurumsal altyapı ve uluslararası iş birliği açısından büyük yol kat etti. Bu uzun ve sancılı yürüyüşün sonunda COP30’da ilerlemenin takip edilmesini sağlayacak araçlar üzerinde uzlaşı sağlamak önemli bir gelişme oldu. Önümüzdeki dönemde ana odak, uyum finansmanı kaynaklarının artan iklim riskleriyle baş edebilecek biçimde büyütülmesinde ve ulusal düzeydeki uyum uygulamalarına sistematik bir yapı kazandırılarak ekonomilerin dayanıklılığına katkı sağlamasında olacak.
- CRED, UNISDR. (2018). Economic Losses, Poverty & Disasters 1998-2017.
- UNEP. (2025). Adaptation Gap Report 2025.