search
Can Hakyemez
Can Hakyemez
Diğer Yazıları

Beyaz Hidrojen: Enerji Dönüşümünde Yeni Bir Doğal Kaynak Olabilir Mi?

Hidrojen, ulaştırma, sanayi ve enerji başlıklarında net sıfır hedeflerinin gerçekleşebilmesi için gerekli en önemli enerji kaynaklarından biri. Birçok farklı kaynaktan üretilme imkânı olan hidrojenin kahverengi, mavi ve yeşil renklerle kodlandığı versiyonlarını biliyoruz. Son yıllarda yeni bir hidrojen türü de ön plana çıkmaya başladı: beyaz hidrojen. Jeolojik ve biyolojik doğal süreçlerle yeraltında oluşmuş hidrojen gazı beyaz hidrojen olarak adlandırılıyor1.

Beyaz hidrojenin oluşum süreci hidrojenin yer altı rezervuarlarından doğrudan geri kazanılmasını içerirken, bu süreçte herhangi bir endüstriyel işleme veya enerji kaynağı kullanılmasına ihtiyaç duyulmuyor2. Böylece beyaz hidrojen, üretim aşamasında enerji tüketilmemesi nedeniyle diğer hidrojen türlerine göre daha düşük maliyetli bir yapıya sahip olurken, uygun bir rezerv bulunması halinde avantajlı bir kaynak olabilme potansiyeli içeriyor. Beyaz hidrojenin çıkarılmasındaki çevresel etkiler de diğer üretim yöntemlerine göre daha temizdir. Bu potansiyeli nedeniyle son dönemde beyaz hidrojene ilişkin çalışmaların arttığı görülürken, küresel olarak ticari ölçekte faaliyet gösteren beyaz hidrojen sahalarının sayısı sınırlı. En önemli saha, Mali’deki Bourakébougou sahası olup bu sahada 2012 yılından itibaren üretilen doğal hidrojen ile yerel elektrik üretimi gerçekleştiriliyor3. 2025 yılında Fransa, Avustralya, İspanya, Fas, Brezilya ve Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) beyaz hidrojen üretimi çalışmalarına başlandığı biliniyor4.

Küresel beyaz hidrojen üretim kapasitesi potansiyeline ilişkin beklentiler ise oldukça yüksek. ABD Jeolojik Araştırma Kurumu (USGS) tarafından 2024 yılında yayımlanan bir çalışma, dünyada yer altındaki beyaz hidrojen kaynakları toplamının yaklaşık 5,6 trilyon ton düzeyinde olabileceğine işaret ediyor5. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) ise bu potansiyelin %1’inin üretilebilir olabilmesi durumunda, üretilen miktarın 2024 yılındaki 100 milyon ton hidrojen talebinin 560 katına eşdeğer olacağını vurguluyor6.  

Beyaz hidrojen çalışmaları Türkiye’de henüz olgunlaşma döneminde. Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü’ne (MTA) göre, Türkiye’de serpantinleşmiş7 kayaçların bulunması beyaz hidrojen keşfi olasılığını artırıyor. MTA yaptığı bir çalışmada, Antalya-Olimpos’ta yeryüzüne sızan gazın içinde %7-13 arasında hidrojen gazının ölçüldüğünü belirtiliyor8. Bununla birlikte beyaz hidrojenin oluşabileceği alanlar arasında değerlendirilen tuz sahalarının Türkiye’de olması bu olasılığı artıran bir faktör olarak ifade ediliyor.

Sonuç olarak hidrojenin renk skalasında yerini almaya aday olan beyaz hidrojen net sıfır hedefine destek verebilecek büyük bir potansiyel olarak konumlandırılabilir. Karbonsuz ve enerjisiz üretim süreci ve doğrudan erişim avantajlarının yanı sıra, ticarileşmesi konusundaki belirsizlik ve teknolojik gelişim ihtiyacı beyaz hidrojenin ancak orta vadede bir potansiyel taşımasına neden oluyor.


[1] MTA, 2025. https://bulten.mta.gov.tr/makale/detay/662

[2] IEA, 2026. https://iea.blob.core.windows.net/assets/af4b6218-0311-4963-91ab-903cb18ca0ca/GlobalHydrogenReview2026.pdf

[3] Nature, 2023. https://www.nature.com/articles/s41598-023-38977-y

[4] Yale Environment 360, 2025. https://e360.yale.edu/features/natural-geologic-hydrogen-climate-change

[5] USGS, 2024. https://www.usgs.gov/publications/model-predictions-global-geologic-hydrogen-resources?utm_source=chatgpt.com

[6] IEA, 2026. https://iea.blob.core.windows.net/assets/af4b6218-0311-4963-91ab-903cb18ca0ca/GlobalHydrogenReview2026.pdf

[7] Serpantinleşme, radyoliz ve derin manto gaz çıkışı ile beyaz hidrojen için üç üretim mekanizmasından biriyken, suyun yüksek sıcaklıklarda (200-400Oc) demir açısından zengin kayalarda etkileşime girmesiyle oluşan redoks reaksiyonları yoluyla hidrojen üretilmesi anlamına geliyor.

[8] MTA Doğal Kaynaklar ve Ekonomi Bülteni, 2025. https://bulten.mta.gov.tr/dosyalar/makaleler/662/tr_20250630103034_662_1_e218e311.pdf