search
Can Hakyemez
Can Hakyemez
Diğer Yazıları

Büyüyen Tehlike: Gürültü

Görünmez bir tehlike olarak hayatımızın bir parçası olan gürültü, insanların ve diğer organizmaların sağlığını ve refahını etkileyen istenmeyen veya rahatsız edici bir ses olarak ifade edilir. Gürültü kirliliği, kirlilik bahis olduğunda aklımıza ilk gelen konu olmamakla birlikte tüm dünyada büyüyen bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) gürültü seviyesinin gündüz 35 A-ağırlıklı desibel(1)  (dB (A)) gece ise 30 dB (A) geçmemesini tavsiye etmektedir.(2) Aşırı gürültü kirliliği insan sağlığına zarar verdiği gibi okulda ve evde yapılan günlük aktivitelerin sağlıklı bir şekilde yapılmasını da engelleyebiliyor.

Gürültü kirliliğinin sebepleri arasında sanayileşme, yetersiz kentsel planlama, ulaştırma, inşaat aktiviteleri, sosyal etkinlikler ve hane içerisinde yapılan sesler bulunmaktadır. Özellikle büyük makineler kullanan imalat sanayi sektörleri, kompresör ve jeneratör kullanımı fazla olan sektörler yüksek gürültü potansiyeline sahiptir. Özellikle gelişen ülkelerdeki kötü kentsel planlama (sıkışık haneler, küçük evlerde yaşayan büyük aileler, otopark kavgası vb.) gürültü kirliliğine yol açabilmektedir. Sosyal etkinliklerin güncel hayatımızda gürültü kirliliğine katkısını da inkâr etmemek gerekmektedir. Yüksek sesle müzik dinleme, şehir içerisinde bulunan pazarlarda insanların yüksek tonla müşteri kazanma çabaları sosyal etkinliklerde gürültü kirliliği oluşturmaktadır. Ulaştırma sektörünü incelediğimizde ise otoyollardan, uçaklardan ve metrolardan kaynaklanan yüksek sesli gürültülerin hayatı olumsuz etkilediğini unutmamak gerekir. Her geçen gün yenilenen binalar, yollar ve köprülerin inşaat sürelerinde meydana gelen sesler de gürültü kirliliği yaratmaktadır. Televizyonlar, elektrik süpürgeleri, kurutucular gibi ev aletlerinin yarattığı gürültü kirliliği ise bu saydıklarım arasında yerini almaktadır.

Karayolu trafiğinden kaynaklanan gürültü en yaygın çevresel gürültü kaynağı olarak ön plana çıkmaktadır. Avrupa Çevre Ajansı’nın bir çalışmasına göre Avrupa Çevre Ajansı’na dahil olan 33 ülkede yaşayan 113 milyondan fazla kişi karayolu kaynaklı gürültüden (>55 desibel) etkilenmektedir. Bu sayının yaklaşık 6 milyonunun maruz kaldığı desibel miktarı ise 65’in üzerinde.

 

Kaynak: Avrupa Çevre Ajansı (https://www.eea.europa.eu/data-and-maps/indicators/exposure-to-and-annoyance-by-2/assessment-4), TSKB Ekonomik Araştırmalar

Peki, gürültü kirliliği nelere sebep olur? Duyma problemleri bunların en önemlisi. Yüksek sesli gürültü insanların fiziksel ve hatta psikolojik sağlığını etkilemektedir. Uyku problemleri, yüksek tansiyon ve strese bağlı hastalıklar ise gürültü kirliliğinin insan sağlığına olan direk etkilerinden iki tanesi olarak öne çıkmaktadırlar.

Avrupa Birliği’nin Avrupa’daki seviyeleri Dünya Sağlık Örgütü seviyelerine çekme konusunda bir iradesi mevcut. Bu amaca ulaşmak için, kentsel tasarımlardaki gelişmeler de dahil olmak üzere, kaynakta gürültüyü azaltma önlemleri ile birlikte en son bilimsel bilgi ile uyumlu, güncellenmiş bir bir Avrupa Birliği gürültü politikası uygulanması konusunda hem fikir kalınmış durumda.(3) Ülkemizde de durum pek iç açıcı gözükmemekle beraber gürültü kirliliğinin insan hayatını daha fazla etkilememesi için bir an önce harekete geçmemiz gerekmektedir.


(1)A-ağırlıklı sistemde, düşük frekanstaki seslerin desibel değerleri düşürülmekte olup ağırlıklandırılmamış sistemde ses frekansı için düzeltme yapılmamaktadır.

(2)http://www.euro.who.int/en/health-topics/environment-and-health/noise/data-and-statistics

(3)20 Aralık 2013 tarihinde Avrupa Birliği Komisyonu’nda 1386 nolu karar ile yürürlüğe girmiş 7. Çevre Aksiyon Programı 2020 yılı için “Gezegenimizin sınırları dahilinde, iyi yaşamak” güncellendi.