search

COP26'nın Ardından

İngiltere ev sahipliğinde İskoçya’nın Glasgow kentinde gerçekleşen 26. BM İklim Değişikliği Konferansı (COP26) 12 Kasım 2021 tarihinde tamamlandı ve genel durum analiz edildiğinde son 30 yıllık iklim görüşmelerinde görülen en güçlü önlemler alındı. Konferans sonunda elde edilen çıktıları bu blog yazımızda değerlendirmeye çalışacağız.

Konferansın hedefleri neydi?

26. BM İklim Değişikliği Konferansı (COP26) öncesinde hedefler dört ana maddede özetlendi.

  • Tüm ülkelerin 2050 yılına kadar net sıfır taahhüdünde bulunması ve küresel ısınmayı 1,5 derecede tutma hedefine yönelik çalışmaların başlaması.
  • İnsanları ve doğal yaşam alanlarını korumak için iş birliklerinin gerçekleşmesi.
  • İklim değişikliğiyle mücadele ve uyum çalışmaları için gelişmiş ülkelerden fon sunulması.
  • Paris İklim Anlaşmasını işler hale getirmek üzere yazılan Paris Kurallar Kitabı'nın tamamlanması.

1,5 derece hedefi

Konferansın tartışmalı bölümlerinden biri taslak metinde yer alan, ülkelerin "azaltılmamış kömür enerjisi ve verimsiz fosil yakıt sübvansiyonlarını aşamalı olarak kaldırmayı hızlandırmaları" gerektiği şeklindeki ifadenin, "aşamalı olarak azaltmaları" şeklinde değiştirilmesi oldu. COP Başkanı Alok Sharma konuyla ilgili yaptığı kapanış konuşmasında “"Bütün delegelere bu sürecin gelişme şeklinden dolayı özür dilediğimi ve çok üzgün olduğumu söylemek istiyorum" ifadelerini kullandı. Uzmanlara göre iklim değişikliğine en çok etki eden iki ülke olan Hindistan ve Çin çok daha kararlı davranmayı taahhüt etmeliydi.

Bilindiği gibi kömür, karbondioksit emisyonlarının yaklaşık yüzde 40'ını oluşturuyor. Bu sebepten de 1,5 °C hedefinin merkezinde bulunuyor. 2015 yılında Paris'teki zirvede kabul edilen söz konusu hedefe ulaşmak için, küresel emisyonların 2030 yılına kadar yüzde 45 ve 2050'ye kadar neredeyse sıfıra düşürülmesi gerekiyor. Fakat "aşamalı olarak azaltmaları" ifadesi 1,5 °C hedefinin belirsizleşmesini sağlıyor.

İklimin finansmanı konusunda ne oldu?

2009’da gelişmiş ülkeler, emisyonlarını kesmeleri ve iklim krizinin etkileri ile mücadele edebilmeleri için yoksul ülkelere 2020’ye kadar en az 100 milyar dolar aktaracağı taahhüdünde bulunmuştu. Ancak verileri açıklanan son yıl olan 2019’a kadar ulaşılan miktar 80 milyar dolar olmuştu. Konferansın hedefleri arasında yer alan iklim finansmanı konusu, gelişmekte olan ülkelere, önümüzdeki beş yıl için iklim finansmanının 500 milyar dolara çıkarılacağı ve artışların takip edileceği şeklinde karara bağlandı. Yardım alacak ülkeler, finansmanın emisyon kesintilerinden çok adaptasyona harcanması konusundaki talebi değerlendirildi ve olumlu görüldü. Mevcut iklim finansmanı, orta gelirli ülkelerde çoğu zaman kâra dönüştürülebileceği için yardım almadan da kolayca finanse edilebilen yenilenebilir enerji planları gibi emisyon kesme projelerine gidiyordu. Aşırı hava olaylarının etkilerine adapte olmak için paraya ihtiyaç duyan en yoksul ülkeler ise hiç fon alamıyordu. Sonuç olarak anlaşma, adaptasyona ayrılan iklim finansmanını iki katına çıkarma konusunda karara bağlandı.

Paris’in kuralları tanımlandı

Konferansın olumlu sonuçlarından biri uzun zamandır üzerinde çalışılan Paris Kural Kitabı’nın tamamlanması oldu. Paris Anlaşması’nın uygulama esasları konusundaki tartışmaları olan Paris Kural Kitabı’nın tamamlanması, iklim hedeflerine ulaşılması yönünde önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

İklim merceği kullanılmalı

Konferansın farklı noktalarında bilgilerine başvurulan ve söz alan bilim insanlarının ortak görüşü; bundan sonra atılacak her adımın iklim merceğinden geçirilmiş olması gerekiyor. Her yatırımda, üretimin hatta satış pazarlama faaliyetlerinin her alanında hem hükümetlerin hem de özel sektörün iklim merceğinden bağımsız hareket etmemesi kritik önem taşıyor. Ulaşımdan lojistiğe, finanstan eğitime kadar her alanda atılacak adımlarda iklim merceğinin kullanılması öneriliyor.

Olumsuzlama ve olumlama

26. BM İklim Değişikliği Konferansı'nda (COP26) alınan kararların ve yapılan müzakerelerin başta iklim aktivistleri olmak üzere pek çok cepheden eleştiri alıyor ve sonuçlar beklenenden çok uzakta değerlendiriliyor. Dünyanın büyük iş birliğine ihtiyaç duyduğu bu noktada olumlu adımlara odaklanmak ve bu adımların hızlandırılmasıyla ilgili sorumluluk üstlenmek ihtiyaç duyulan yaklaşım olarak görülüyor.

Birkaç örnek verecek olursak;

  • 46 ülke Kömürden Temiz Enerjiye Geçiş Deklarasyonu'na imza atarak kömür kullanmama taahhütünü resmileştirdi.
  • Moda/giyim endüstrisinin sıfır emisyon önerileri ve beklentileri açıklandı. Açıklanan bildiride; 2030 yılına kadar %50 azaltma ve 2050 yılında ise sıfır emisyonun hedeflendiği belirtildi. Bildiriye Burberry, H&M Group, VF Corporation, Adidas, Kering, Chanel, Nike ve Puma gibi dünyaca ünlü markalar da imza attı.
  • Gelişmiş ülkelerin daha önce sözlü mutabakata vardığı Uyum Fonu resmi olarak oluşturuldu. Bu fon için 232 milyon dolarlık bir hedef belirlendi. Fona ilk maddi desteği ise 20 milyon dolar ile Birleşik Krallık verdi. Diğer gelişmiş devletlerin de desteği ile fonun yarın tamamlanması hedefleniyor. Bu fonun COP26 hedeflerine uyum sağlamakta zorluk yaşaması beklenen 38 ülkeye pay edilmesi bekleniyor.
  • İklim konusunda cinsiyet eşitliği masaya yatırıldı. Çeşitli ülkeler cinsiyet eşitliği için birkaç öneri sundu. Kanada ve Birleşik Krallık bu konuda somut adım atan ilk ülkeler oldu.