search

İklim Değişikliği Belirsizliği

Belirsizliğin tanımını, en basit haliyle “tam bilgiye” sahip olmadığımız durumlar olarak ifade edebiliriz. Aslına bakarsanız, hayatta neredeyse hiçbir zaman “tam bilgi” ile karar verme sürecini başlatmayız. O halde, belirsizlik karar verme sürecinin ayrılmaz bir parçasıdır diyebiliriz. İklim değişikliği konusundaki varsayım ve kararlarımızda da belirsizlik mevcut olup, literatürde “İklim Değişikliği Belirsizliği” olarak anılmaktadır.

İklim değişikliği belirsizliğinin farklı sebepleri olabilir. Dünyadaki ekosistemlerin eksik anlaşılması başlı başına bir belirsizlik sebebi iken; ölçüm hataları, önyargılar, sosyoekonomik hayata dair eksik bilgiler, verilerin sınırlı olması da belirsizlik sebeplerinden sayılabilir.

Bilim insanları, gelecekteki iklim değişikliğinin boyutunu ve olası etkilerini anlamak için iklim değişikliğini modelliyor. Söz konusu modellerine belirsizliği de dahil etmeye çalışıyor. Modellemelerde üç tür belirsizlik ön plana çıkıyor:

Doğal iklim değişkenliği (belirsizliği); örneğin gezegenin ortalama sıcaklığının doğal süreçlerle yıldan yıla hatta on yıldan on yıla artıp azalması bazı değişimler ortaya çıkarabiliyor. Bu durum, iklim modelleri için bir zorluk teşkil ediyor. Aynı zamanda modeller, sistemin doğal süreçlere göre nasıl değiştiğini simüle etmekte zorlanıyor.

İklim model belirsizliği; modellerin kendi kuruluşundan kaynaklanan belirsizliği ifade ediyor. Eğer atmosferdeki sera gazı konsantrasyonunu artırmaya devam edersek, iklim modelleri önümüzdeki yıllarda dünyada iklimlerin nasıl değişeceğini değerlendirmek için kullanılmayı da sürdürecektir. Modellerin belirsizlik düzeyi, doğal değişkenlikle ilişkili olandan daha fazla bir belirsizlik yaratıyor.

Emisyon belirsizliği; iklim modeli projeksiyonlarındaki en büyük belirsizlik olup atmosferdeki sera gazı konsantrasyonunun gelecekte ne olacağını bilmememizden kaynaklanıyor. Bu bilinmezlik nedeni ile, modeller çok farklı emisyon senaryoları için iklim değişikliklerini simüle etmeye çalışıyor. Böylece, sonuçlar çok geniş bir aralıkta dağılım gösteriyor.

Risk ve etki analizleri yaparken belirsizliği dahil etmek, bilim insanları için olduğu kadar politika yapıcılar için de önemli. Belirsizliği karar sürecinde bir değişken olarak gözeten politika yapıcılar ya da diğer karar alıcılar daha emin adımlar atabilir. Politika yapıcı tarafından iklim değişikliğine dair belirsizliklerin açıkça ortaya konulması bu konudaki güvenilirliği de artıracaktır.

İklim değişikliğine dair belirsizlik sadece bilim insanlarını ya da karar alıcıları etkilemiyor. İklim değişikliği konusundaki belirsizlik, öngörülemezlik ve kontrol edilemezliğin insanlarda eko-kaygıya (eco-anxiety) neden olduğu son yıllarda araştırmalara konu olmaya başladı.

Belirsizliği görüş alanımızı kısıtlayan bir sise benzetirsek, onu tanımlayıp görünür kılmak, sis farlarımız açık yola çıkmak bir önlem gibi düşünülebilir. İklim değişikliğine dair belirsizliği bertaraf edemeyeceğimiz ya da yok sayamayacağımız için lütfen sis farklarını açık tutalım.


1) Climate Atlas of Canada, Uncertainty | Climate Atlas of Canada

2) Pihkala, P. (2020). Anxiety and the Ecological Crisis: An Analysis of Eco-Anxiety and Climate Anxiety. Sustainability 2020, 12(19), 7836; https://doi.org/10.3390/su12197836

3) Dierickx, F. (2019). Copernicus Climate Change Programme: User Learning Service Content, Chapter 6 (Climate Change Uncertainties)

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Diğer Blog Yazıları